Genel

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

   Dikkat eksikliği, sürekli olarak problemlere yol açan ve gündelik hayatı olumsuz şekilde etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık çoğunlukla çocukluk döneminin başlarında ortaya çıkmaktadır ve yetişkinlikte de kendini gösterebilir.

   Yetişkinlerde bu eksikliğin tanısı, çocuklardaki kadar kolay bir şekilde konulamamaktadır. Dikkat bozukluğunun tedavi yöntemleri yetişkinlikte ve çocuklukta aynı şekildedir. Bazı durumlarda bu eksiklik hiperaktivite ile beraber kendini göstermektedir. Bu durumun kısaltması olarak bu duruma DEHB denmektedir. Bu eksikliği yaşayan kişi için günlük aktiviteler de bir mücadele haline gelebilmektedir fakat kişiler bu rahatsızlığa sahip olduklarının farkına varamayabilirler.

    Yaygın olarak dikkat eksikliklerinin nedeni bütüncül olarak ele alındığında diğer pek çok hastalıkta olduğu ve hipokratın da her hastalıkla ilişkilendirdiği gibi bağırsak beyin aksından kaynaklandığı sonucu çıkmaktadır. Son yıllarda GAPS (gut and psychology syndrome) olarak tanımlanan zihinsel hastalıklara depresyon, şizofreni, dehb, deb, otizim ve disleksi de dahil olmuştur.

Dikkat Eksikliği Belirtileri

  • Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemezler,
  • Dikkatlerini yaptığı işe ya da oyununa vermekte zorlanırlar,
  • Evde ya da okulda yapacakları işler ve aktiviteler için gereken malzemeleri kaybederler,
  • Siz konuşurken dinlemez gibi görünürler,
  • Detayları gözden kaçırırlar,
  • Düzensiz görünürler,
  • Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanırlar ve bunlardan kaçınırlar,
  • Unutkandırlar,
  • İlgileri kolayca başka yönlere kayar.

Dikkat Eksikliği (Psikoterapi) Tedavisi

   Dikkat eksikliğinde psikolojik danışmanlık rahatsızlık hakkında ve üstesinden gelebilme konusunda eğitimi içerir. Bu danışmada zaman yönetimi ve organizasyon yetenekleri edinme, problem çözme yeteneğini geliştirme, özsaygı geliştirme, aile, arkadaş ya da iş arkadaşlarıyla olan ilişkiyi sağlıklı hale getirme konusunda yardımcı olur.

   Olumsuz düşünceleri pozitife çevirme ve davranışları kontrol altına alma özellikle bilişsel davranışçı terapi ile kazanılabilir. Günlük yaşamda, okulda ya da iş ortamında yaşanan olayların üstesinden gelmek ve bunların neden olduğu depresyonu tedavi edebilmek için bilişsel davranışçı terapi en etkili tedavi yöntemleri arasında yer alır. Bu terapilerde öncelikli amaç negatif davranışlara yol açabilecek otomatik ya da irrasyonel düşünceleri tanımlamak ve onları pozitifleriyle değiştirmektir.

   Bütün bu tedavi girişimleri beslenme ve toksisite yönetimi olmaksızın suya yazı yazmaya benzer ve sadece geçici olarak etkisi sürmeyecek iyileşmelere neden olur. Bu hastalıklarda her hastalıkta olduğu gibi bütüncül bakabilmek çok önemlidir. Bedenin ihtiyaçlarını gidermeden yapılan bir psikoterapi seansı günlerdi yemek yememiş birine yemek ısmarlamak yerine, malzeme bile vermeden yemek tarifi anlatmaya benzer.

Bu eksikliğin tedavisini depresyon yazımızdan ulaşabileceğiniz  genel tavsiyeler ile bitirmek gerekiyor. Depresyon yazımızı okumak için tıklayınız.

 

 

Bir yanıt yazın