Genel

Tiroid Hastalıkları

tiroid hastalıkları

   Tiroid bezi, boynun alt kısmında, nefes borusunun önünde bulunan, kelebek şeklinde bir iç salgı bezidir. Tiroid bezi, hipofiz bezinin uyarımı ile hipotalamustan aldığı emirler doğrultusunda üretim yaparak, metabolizma hızımızın ana kontrol unsuru olan tiroid hormonlarını üretir, depolar ve salgılar. 

   Bu hormonlar sağlığımızın korunmasında anahtar öneme sahiptir. Bu hormonlar tüm vücut dokularının ve organlarının doğru çalışması için gereklidir. Tiroid hormonları, vücudumuzun enerji depolarını uygun bir biçimde kullanmasını sağlayarak vücut ısısını kontrol eder ve kaslarımızın düzgün çalışmasına da olanak sağlar. Zayıflayıp kilo almamız, güne zinde uyanmamız ve hatta uykuda rüya görüp görmememiz bile bu homonun vücuttaki aktivitesi ile ilgili olabilir.

   Tiroid  hastalıkları hormonunun, hem homeostazda, hem de büyüme ve gelişmede önemli etkenleri bulunmaktadır. Bu sebeple, tiroit hormon sentez ve/veya salgılanmasındaki dengesizlik, bedenin işlevlerinde şiddetli bir bozukluğa yol açabilmektedir. Bu hastalıklar genel olarak; guatr, tiroitit-otoimmün tiroid, hipertiroiti, hipotiroiti ve tiroid kanseri olmak üzere 5 ana grupta incelenmektedir.

Tiroid Bezi Hastalıklarının Belirtileri

   Tiroid bezinin az çalışması anlamına gelen hipotiroidinin semptomları kişinin özgüvenini, işini, yani genel olarak hayatını etkileyebilir.

Semptomlar;

  • Sıcağa veya Soğuğa tahammülsüzlük
  • Gürültüye veya Işığa tahammülsüzlük
  • Kilo alımı veya kilo vermede çoğalan zorluk (makul bir diyete ve egzersize rağmen) veya hızlıca kilo verme
  • Depresyon, Duygu durum dalgalanmaları
  • Kabızlık veya İshal ve genel bağırsak problemleri
  • Gebe kalmada yaşanan sorunlar ve düşükler
  • Eklem veya Kas sorunları
  • Zayıf ve kırılgan saçlar, tırnaklar ve kuru cilt
  • Hastaların komaya girmesine neden olabilecek kadar düşük metabolizma ve kalp hızı
  • Palpitasyon yaşıyorum ( Kalp ritminde yaşanan değişiklikler, kuvvet veya çarpıntı)
  • Konsantrasyon eksiklikleri dikkat dağınıklığı
  • Hafıza problemleri yaşıyorum (Unutkanlık)
  • Zor uyuma, sık uyuma, artmış uyku ihtiyacı gibi şikayetler
  • Yorgunluk,kas zayıflığı, kas ağrıları gibi şikayetler
  • Ağlama isteği, huzursuzluk veya depresyon
  • Kuru deri, saç dökülmesi, Kuru saçlar, kırılgan tırnak, Kaşıntı şikayetlerinden birine sahibim.
  • Açıklanamayan kilo değişiklikleri yaşayabiliyorum yemeden bağımsız kilo alıp verebiliyorum
  • Ses kısılmalar (Nadiren Yaşanır)
  • Görme problemleri, bulanık görme veya göz ağrıları
  • İsteksizlik (karşı cinse ilgide azalama) orgazm süresinde değişiklik.
  • Menstrual siklusun azalması veya irregüler veya aşırı kanamalı olması
  • Ellerde ayaklarda yanma şikayetlerim olabiliyor
  • Anlamsız terlemeler yaşama hali koşmasam da sıcaklar terlerim veya koşmama rağmen hiç terleyemem gibi.

Tiroid Hastalığında Kimler Risk Altında?

   Tiroid hastalıkları tüm dünyada, özellikle kadınlarda çok yaygındır. Neden kadınların erkeklere göre daha büyük risk altında olduğu tam olarak bilinmemektedir fakat kadınlarda tiroid sorunları yaşama ihtimalinin daha yüksek olmasının yanında, bu gibi sorunlar daha erken yaşta ortaya çıkabilir. Hipotiroidi(tiroid bezinin yetersiz çalışması) ve hipertiroidi (tiroid bezinin fazla çalışması) anlamına gelir. Tiroid hastalarının çoğu ötiroiddir (tiroid bezinin normal çalışması). Kadınların yaşamındaki belirli dönemler onları tiroid sorunlarına karşı daha hassas hale getirir. Bunlar; yakın zamanda doğum yapmış olmak ve menopoz sırasında ortaya çıkan hormonal değişiklikler olabilir.

Tiroid Hastalıkları Tanısı ve Tahlillerde Belirlenemeyen Subklinik Tablolar

   Tiroid hastalıkarı teşhisi konurken  TSH(Tiroid Stimüle Edici Hormon), T4(inaktif tiroid hormonu), T3 (aktif Tiroid hormonu) gibi kan değerlerine bakılmaktadır. Bu değerler bozulmuşsa tiroid yukarıda saydığımız 5 ana hastalıktan birine sahip olma potansiyeli taşır. Bu konuyu ayrıntılı olarak doktorunuza danışabilirsiniz.

   Ancak günümüz sağlık sisteminde doktorların aşırı iş yükü nedeniyle tanıların sadece tahliller üzerinden konulmaya çalışılması oldukça yanlıştır. Tiroidin bütün semptomlarını yaşayıp kan değerleriniz normal çıkabilir. Bu duruma subklinik tiroid bozuklukları denir. Bu durumun kanda tayini daha gelişmiş kan tahlilleriyle belirlenerek doktorlar kendi fizik muayene bulgularına göre yorumlama yapmalıdır.

Reverse (Ters) T3 Hormonu ve Özel Varyantlı TSH

   Reverse T3 inaktif T3 hormonudur. Kan tahlillerinde serbest T3 ölçümlerinde Aktif + İnaktif toplamı olarak ölçüm yapılır. Bu durum tıpkı aktif mi değil mi bilmediğimiz toplam B12(adeno + hidroksi + metil) ölçümlerine benzetilebilir. Bu nedenle doktorlar T3 hormonunu kanda çoğu zaman önemsememeyi tercih edebilir. Ancak artık ilerleyen teknoloji ve ucuzlayan tanı kitleri sayesinde RT3 markeri şehir hastanelerinde ve özel laboratuarlarda tayin edilmektedir. Böylece bu  hormonun metilasyonunu ve vucudun bu yöndeki ihtiyaçları daha iyi anlaşılmış olur.

   TSHβ gen mutasyonlarının neden olduğu tirotropin (TSH) eksikliği, konjenital santral hipotiroidizmin nadir görülen bir şeklidir.  Bu varyan tiroid bezi üzerinde bir biyoaktiviteye sahip değildir. Bu nedenle kanda yüksek görülmekte ancak T4 seviyelerini yükseltmede başarı gösterememektedir. Ne yazık ki varyant TSH ları saptamak ucuz değildir. Genellikle bu varyantlar düzgün gerçekleşemeyen metilasyonların sonucunda ortaya çıkan genetik mutasyonların sonucudur.

Tiroid Nasıl Tedavi Edilir?

   Genellikle tüm hipertiroidi hastaları iyot kısıtlanarak takip edilir. İyotlu tuz, kabuklu deniz ürünleri, iyot içeren vitamin karışım preparatları, zayıflama amaçlı alınan yosun tableti vb ürünler konusunda bu hastalar uyarılmalıdır. Deniz ürünleri iyi birer kaynaktır çünkü okyanuslar iyot açısından zengindir. Ancak son dönemlerde iyot azlığının da hipertiroidi yaratacağı sayıları hiçte azımsanmayacak hekim tarafından kabul görmüştür. Yine de iyot içermeyen multivitaminler bu hastalarda daha konforlu bir hal yaratır.

   Hipotiroidi hastaları ise tam aksine iyot destekleri alabilirler. Çünkü iyot tiroid hormonun molekül yapısına direkt katılır ve tiroid bezinde bu sebeple ciddi iyot deposu yapılır.

   İyot ülkemiz için kısıtlı bir kaynaktır. Çoğu deniz ürününe göre iyot içeriği daha düşük olmakla beraber endüstriyel dünyaya yenik düşmemiş yumurta, et ve tavuk gibi hayvansal kaynaklı gıdalar iyot bakımından  zengindir. Ayrıca deniz yosunlarından kelp ve spiriluna- chlorella gibi yosunlar da iyot bakımından zengindir. Bazı kaynaklarda deniz kenarında yetişen bitkilerde (deniz börülcesi, kaya koruğu gibi) iyot kaynağı olarak kabul görmektedir.

   Pek çok internet sitesinde rafine (kimyasal yapısı değiştirilmiş) iyotlu tuz tüketimini öven ve iyot alımını bu yollar arttırmaya çalışan yazılar çağımızın akıl tutulmasıdır.

Bir yanıt yazın